Url Kısal ,Link Kısalt Şifrele !

KütüpHane.Net Türkiye Bilgi Merkezi

SEARCH

BLOG SEARCH / BLOGDA ARA

Freitag, Mai 07, 2010

Kurtlar Vadisi Pusu 89.Bölüm Full Hd izle,6 Mayıs

Kurtlar vadisi pusu 89.bölüm izle,kurtlar vadisi son bölüm izle,kurtlar vadisi 6 mayıs bölümü full hd olarak sitemize eklenmiştir. iyi seyirler.

Kurtlar vadisi pusu 90.bölüm fragmanı ve kurtlar vadisi 90.bölüm özeti pek yakında sitemize eklenecektir. Kurtlar vadisi 13 mayıs özeti,

Kurtlar Vadisi Pusu 88. Bölüm Full Hd izle

Kurtlar vadisi 88.bölüm full hd seyret,kurtlar vadisi pusunun geçen haftaki bölümü,kurtlar vadisi son bölüm fragmanı izle.Kurtlar vadisi 29 nisan izle


Kurtlar vadisi son bölüm izle

Donnerstag, Mai 06, 2010

DOĞAL SEÇİLİM VE DARWİN EVRİMİ



Doğal seçilim evrimsel değişikliği ortaya çıkaran en önemli mekanizma. Canlıların ortak bir atadan türeyip ayrıştığı fikriyle beraber Darwin’in biyolojiye en önemli iki katkısından biri. Buna rağmen doğal seçilim bir temel biyoloji dersi alan üniversite öğrencilerinin bile kafalarına kolayca oturan bir kavram değil. Bunun başlıca sebebi öğrencilerin derse gelirken kafalarında evrimin işleyişiyle ilgili faklı anlayışlar olması. Bu farklı (ve yanlış) anlayışların üzerine doğrudan gidilmediği ve doğal seçilimin kafalarındakinden farklı bir süreç olduğu özel olarak vurgulanmadığı zaman ders almış olmak hatalı kavramsallaştırmaların giderilmesini sağlamıyor.

İşte bu sebeple San Diego State University’den üç eğitim araştırmacısı 2002 yılında Doğal Seçilim Kavramları Envanteri adında bir test yayınladılar:

Testin amacı doğal seçilim mekanizmasının öğrenciler arasındaki anlaşılma düzeyini ölçerek öğretmenlere hangi yanlış kavramsallaştırmaların üzerine özel olarak gitmeleri gerektiğini göstermek. Test 20 sorudan oluşuyor ve sorular gerçek araştırma sonuçlarına dayanıyor. Çeldirici olarak öğrencilerin sahip olduğu bilinen tipik yanlış görüşler kullanılmış. Testteki sorular 10 temel kavramı ölçmeye yönelik:

1) Bütün türlere mensup organizmalarda popülasyon büyüklüğünü hızla arttıracak üreme potansiyeli vardır.
2) Buna rağmen birçok popülasyon sabit bir büyüklüğe sahiptir.
3) Kaynakların sınırlı olması yüzünden türün içindeki organizmalar arasında rekabet vardır.
4) Bazı organizmalar hayatta kalmayı başaramaz.
5) Bir tür içindeki organizmalarda kalıtımsal temeli olan özellikler bakımından çeşitlilik vardır.
6) Bu çeşitlilik mutasyonlardan ve genetik rekombinasyondan kaynaklanır.
7) Çeşitlilik ebeveynden yavruya kalıtım yoluyla aktarılır.
8) Bu yavrulardan çevreye daha iyi uyum sağlayanlar daha fazla ürer.
9) Farklı özelliklere sahip organizmaların farklı üreme başarıları yüzünden popülasyon içindeki genetik tip (alel) sıklıkları kuşaklar boyunca değişir.
10) Bir türe ait iki popülasyon birbirinden uzun süre ayrı kalır ve arada çiftleşme olmazsa popülasyonlar iki ayrı tür haline gelecek kadar farklılaşabilir.

Testin orijinal sorularına şu sayfadan ulaşılabilir:

Testin Türkçe tercümesine şu sayfadan ulaşılabilir:

http://insandogasi.blogspot.com/2009/11/dogal-secilim-kavramlar-envanteri.html



kaynak: insandogasi.blogspot.com

DARWİN VE DARVİNİN TÜRLERİN KÖKENİ KİTABI

click to zoom


2009 Darwin yılında evrim teorisini en yeni bulgular ışığında tanıtan birçok popüler bilim kitabı yayınlandı. Bunların en başarılıları arasında Richard Dawkins’in The Greatest Show on Earth: The Evidence for Evolution ve Jerry Coyne’un Why Evolution is True adlı kitaplarını sayabiliriz. Fakat evrim teorisini gerçekten öğrenmek isteyen birinin eninde sonunda okuması gereken asıl kitap Darwin’in klasik eseri Türlerin Kökeni, veya orijinal adıyla On the Origin of Species by Means of Natural Selection, or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life.

Kitabın en yeni Türkçe basımı geçen yıl Evrensel Basım Yayın’dan Ömer Ünalan’ın çevirisiyle çıktı:


İngilizce bilenler ise kitabı orijinalinden okuma şansına sahipler. Ve elbette hiçbir tercüme orijinalinin yerini tutamaz. Fakat Darwin’in ağdalı 19. yüzyıl İngilizcesi’nin bugün ana dili İngilizce olanlara bile ağır geldiği biliniyor. Bu yüzden geçtiğimiz yıl İngilizce’de de Darwin’i günümüz okuyucularının daha rahat anlayabileceği hale getiren yayınlar çıktı. Bunların en başarılılarından biri David Reznick’in The “Origin” Then and Now:
An Interpretive Guide to the “Origin of Species”
adlı kitabı:


Reznick bu kitapta Türlerin Kökeni’ndeki her bölümün argümanlarını özetliyor ve modern bilimin ışığında yeniden yorumluyor. Bu yüzden Reznick’in kitabı, Darwin’i kullandığı dil veya 19. yüzyıl bilimi tarafından şekillenmiş dünya görüşü yüzünden anlamakta zorlananlar için çok yararlı bir rehber niteliğinde. Kitabın dünyanın önde gelen evrimsel biyologları tarafından beğenildiğini, dolayısıyla okuyucuların Darwin’in veya modern bilimin çarpıtılmış bir versiyonunu okumayacaklarından emin olabileceklerini de ekleyelim.

Reznick’in kitabında giriştiği projenin bir benzerini evrimsel biyolog John Whitfield kendi blogunda gerçekleştirmiş.Whitfield da Darwin’in kitabının her bir bölümünü modern bilimin ışığında yorumlamış. Sonuçta ortaya çıkan ürün hem Reznick’in kitabından çok daha kısa, hem de blog yazıları şeklinde olduğu için serbestçe ulaşılabilir nitelikte. Whitfield aynı zamanda bir itirafta da bulunuyor: Yıllarca evrimsel biyolog olarak çalışmasına rağmen geçen yıl bu projeye girişene kadar Türlerin Kökeni’ni okumamış! Projenin amacıyla ilgili kısa bir yazıyı ve kitabın her bir bölümüyle ilgili linkleri SEED dergisinin sayfasında bulabilirsiniz:


Peki biyologlara bile bu kadar zor gelen 150 yıllık bir kitabı okumak gerçekten gerekli mi? Son sözü yaşayan en önemli evrimsel biyolog olan Edward O. Wilson’a bırakalım. The Cambridge Companion to the “Origin of Species” adlı kitabın girişinde Wilson şöyle diyor:

“One hundred and fifty years past its publication, I believe we can safely say that the Origin of Species is the most important book of science ever written. Indeed, given its importance to all of humanity and the rest of life, it is the most important book in any category.”

Meali: İnsanın okumak için biraz dişini sıkmasına değecek bir kitap.

TATLI KRİZLERİ NEDENLERİ VE KAN ŞEKERİ DÜZENLEME

http://www.secilkenar.com.tr/images/pasta.jpg

Uzun süre tatlı yemediğinizde canınız tatlı istemez hatta hiç aklınıza gelmez. Ama bazen öyle günler ve haftalar olur ki her gün tatlı yemeden rahat edemezsiniz.

Sebepleri muhtelif

Her yemek sonrası vücudunuz tatlı yemeden doydum sinyali göndermez sanki beyninize veya gece çikolata yemeden uyuyamaz hale gelirsiniz. Bu durum birkaç sebepten kaynaklanıyor olabilir. Birincisi damak tadı ve beslenme alışkanlığınızı bu şekilde geliştirmiş olabilirsiniz veya psikolojik olarak sizi daha mutlu ettiğine ve tatlı yemeye ihtiyacınız olduğunuza inanırsınız veya insülin denen iştah canavarı pankreas tarafından kontrolsüz salınıyor olabilir.

Atlatabilirsiniz!

Her üç durumu da çözmek ve tatlı krizlerini yenmek mümkün. Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 - 4 saat sonra anormal acıkma ve gece tatlı isteği gibi şikâyetler insülin metabolizmasında bozukluğu düşündürür. Özellikle fazla kilonuz varsa ve bu yağlanma karın bölgenizde dikkat çekici ise mutlaka bir endokrinoloji ve diyabet uzmanına danışın. Sadece açlık kan şekerine bakmak böyle bir durum için yeterli değildir. Mutlaka insülin ve glikoz metabolizması beraber değerlendirilmelidir. Hatta fazla kilolarınızın sorumlusu bu bozukluk olabilir. Yedikleriniz enerji olarak kullanılamayıp yağ olarak depolanıyor olabilir.

İnsülin nedir?

İnsülin, pankreasın beta hücrelerinde üretilen ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur. Yemek ile almış olduğumuz karbonhidratlar, sindirim sistemi tarafından en küçük parçaları olan glukoza (şekere) parçalanırlar. Glukoz, hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır. Sindirilerek kana karışan glukoz tarafından uyarılan pankreas, glukozun hücre içine (kas, karaciğer, yağ dokusu) girmesini sağlayan insülin adlı hormonu üretmeye başlar.

Enerji kaynağı glukoz

Sindirim sonrası insülin ve glukoz damarlarda dolaşmaya başlar. Hücre çeperinde bulunan insülin glukozun hücre içine girmesini sağlar. Bu şekilde glukoz enerji kaynağı olarak kullanılabilir hale gelir. Hücre içine giremediği durumda ise kanda yükselmesi, kan şekerinde artış (hiperglisemi) olarak adlandırılır. Kan şekerinde düşme ise bunun tam tersidir.Tatlı isteğiyle baş edebilmek için tıbbi ölçüm ve değerlendirmelere paralel olarak beslenme düzeninin değişmesi de önemlidir.

1. Ara öğünler:Ana öğünlerdeki besin tüketimini azaltıp üç ana öğüne üç ara öğün eklenmelidir. Böylece azar azar ve sık beslenilerek kan şekerinin dengede olması sağlanabilir. Ana ve ara öğünler arası en fazla üç saat olmalıdır. Aksi takdirde, uzun süren açlık durumlarında kan şekeri düşer tatlı isteği artar.


http://www.sagliklitedavi.com/wp-content/uploads/2010/01/tatl%C4%B1-krizi-2.jpg


2. Basit karbonhidrattan komplekse geçiş:
Basit karbonhidratlar kan şekerinin daha çabuk yükselip, çok ani düşmesine de neden olacaktır. Kompleks karbonhidratlar ise kana daha yavaş geçerek, kan şekerini daha yavaş yükseltip, uzun süre aynı seviyede kalmasını sağlar. Bu nedenlerden dolayı en iyi seçim, kompleks karbonhidratlardır. Kompleks karbonhidratlara en iyi örnek, bulgur, kepekli ekmek, kuru baklagillerdir, kepekli ürünlerdir. Bu besinlerin proteinle birlikte tüketimi, kan şekeri için daha olumlu bir seçimdir.

3. Posa: Posa veya diyet lifinin pek çok faydası olduğu bilinmektedir. Reaktif hipoglisemi durumlarında da oldukça faydalıdır. Posa, mide boşalmasını geciktirerek, daha uzun süre tok kalmamızı ve kana şekerin daha uzun sürede geçmesini sağlayarak, kan şekerinin ani yükselme yapmasını engelleyerek ve uzun süre aynı seviyede tutar.

4. Aç karnına meyve yemeyin: Bozulmuş glukoz toleransı, hipoglisemi ve insülin salınımında bozukluk gibi prediyabet veya diyabet teşhisiniz varsa hem regülasyon hem de tatlı isteğini azaltmak için tek başına meyve yemeyin. Yanına mutlaka protein ekleyin. Protein şekerin daha yavaş emilmesini sağlar. Alkol tüketecekseniz de aynı yolu izleyin. Kesinlikle aç karnına içmeyin ve yanında mutlaka protein alın. Peynir, yoğurt, ayran, süt meyve ile veya ara öğünlerle mutlaka olmalı protein kaynağı olarak fındık da tercih edilebilir.


Milliyet

ANİMAL PAK NEDİR ANİMA PAKIN FAYDALARI ZARARLARI

Animal Pak Bir multivitamindir ve dünyada en çok satılan multivitamin üründür.

Peki kimler kullanmalı ?

Günlük vitamin ve mineral ihtiyacı olanlar, çok yoğun günü olanlar. Özellikle ağırlık sporu, koşu gibi sporlar yapan kişiler tarafından kullanılmakta.

Bir poşette 11 tablet içermekte. Bu 11 tableti aşağıdaki resimde görebilirsiniz.

Bu 11 tablet


AYRINTILI AÇIKLAMA AŞAĞIDADIR:


Yetkili bayi: Animal Pak

Profesyonel Sporcular İçin...
Tüm takviyelere temel oluşturur.
Zengin vitamin ve mineral karışımı
Dengeli formülasyon
En önemli amino asitleri içerir
Hepsi bir arada pratik kullanım
Performans arttırıcı
Beslenme eksiklerini kapatır
Esansiyel yağ asitleri ve sindirime yardımcı enzimler içerir
Animal Pak sporcular ve vücut geliştiriciler için gerekli özel beslenme ve takviye diyetinin temelini oluşturur. Animal Pak, vitamin, mineral, antioksidantlar, amino asitler, temel yağ asitleri, elektrolitler ve performans destekleyicilerden oluşmuş çok kapsamlı besin desteği sağlar. Animal Pak tüm zamanların bütün olimpik sporcular ve vücut geliştiricilerin %90'ının tercih ettiği bir üründür ve halen ABD'de en çok satan Training Pak'tır.

Kullanım Şekli:
Gıda takviyesi olarak yemeklerden 30 dakika sonra veya antrenmandan önce 1 paket bol su ile alınız. Yarışma ve yoğun antrenman dönemlerinde iki paket alınız.

BESLENME BİLGİLERİ
Servis Miktarı 2 Paket
Her Paketteki Servis Miktarı 22
Her Servisteki Miktar %GD
Calories 16
Total Carbohydrates 1 g <1%*>

AMİNO ASİT VE PROTEİN TOZU HANGİSİNİ KULLANMALI

http://www.sporcugidalari.com/protein_tozu.jpg


Amino asitler bilindiği gibi proteinlerin yapı taşlarıdır. Hücreleri yapılandırır, dokuları onarır, enzimlerin oluşturulmasından sorumludur ve ruh sağlığımızda temel bir rol oynarlar.

Amino asitler onarıma, büyümeye ve kas dokularının gelişimine yardımcı olur. Bununla birlikte birçok vücut eyleminde katkıda bulunur. (bu nedenle amino asitler proteinlerin yapıtaşı olarak adlandırılır) Vücudumuzda amino asitlerin sindirimi sonucunda 50000 üzerinde protein ve 15000 üzerinde enzim üretilir.

http://farm4.static.flickr.com/3439/3792297223_5c22308149.jpg

Onarım, büyüme ve kas dokularının gelişimine ek olarak amino asitler ürettikleri kimyasal ile beyin fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağlar ve bu sayede konsantrasyonun, dikkatin artmasına yardımcı olur (Örneğin dopamin, glisin, GABA ve glutamik asit)

Amino asitlerin rol aldığı bazı önemli biyolojik olaylar: hücre içerisinde lipid taşınması (carnitine), yıkımı yapılmış nitrojenlerin yok edilmesi (ornitin), diğer moleküllerin sentezi (trytophan nöretransmitter serotoninin başlatıcısıdır)

Doğada yüzün üzerinde amino asit bulunmaktadır. Amino asitlerin protein sentezine ek olarak önemli biyolojik görevlere sahiptir. Bu amino asitlerin yirmi tanesi genetik koda bağlı olarak oluşturulduğu için “temel amino asitler” olarak adlandırılır. Yirmi “temel amino asitler” temel amino asit ve temel olmayan amino asit olarak ikiye ayrılır.

Temel Amino Asitler:

* Histidin
* İzolösin
* Lösin
* Valin
* Lizin
* Metiyonin
* Fenilalanin
* Treonin
* Tryptophan

Temel Olmayan Amino Asitler:

* Alanin
* Arginin
* Asparajin
* Aspartic Asit
* Sistein
* Glutamik Asit
* Glutamin
* Glisin
* Prolin
* Serin
* Tirozin

Temel amino asitler vücut tarafından üretilemez ve diyet sırasında dışarıdan alınmalıdır. Temel olmayan amino asitler ise vücutta karaciğer tarafından üretilebilir. Temel ve temel amino asitler kas yapımına başlamadan önce gerektiği oranda ve yeterli sayıda olmalıdır.

Dallanmış Zincirli Amino Asit (Branched-Chain Amino Acid – BCAA):

Dallanmış zincirli amino asitler yaşam için gerekli olduğundan ve vücut tarafından üretilemediğinden dolayı temel amino asit olarak adlandırılır. Dallanmış zincirli amino asitler vücut proteinlerinde %35-40’lik ve kas iskeletindeki amino asitlerin yaklaşık 15’lik bölümünü oluşturur.

Günlük gıdalardaki dallanmış zincirli amino asitler insanların dışarıdan aldığı proteinlerin %20’lik bölümünü oluşturmaktadır. Dallanmış zincirli amino asitler lösin, izolösin ve valindir. Dallanmış zincirli amino asitler karaciğerden çok kaslarda kullanılır ve diyet tüketilmesi önemlidir.

Dallanmış zincirli amino asitler kas dokusunun düzenlemesini sağlamak için diyetlerde tüketilmelidir. Söz konusu amino asitler protein sentezinde farklı yollardan etkili olurlar. Glutamin gibi diğer amino asitlerin üretimini arttırır.

http://farm2.static.flickr.com/1198/542686202_e5ac52fc7a.jpg

Ayrıca araştırma sonuçlarına göre dallanmış zincirli aminoasitler kasların büyümesi, iyileşmesi ve yorulmaya karşı direnci için önem taşımaktadır. Dallanmış zincirli amino asitler yoğun antrenmanlarda kas dokularını korur. Genişletilmiş antrenmanlarınız esnasında enerjinizin %15’lik bir bölümünü sağlayabilir. Antrenman öncesi ve sonrasında vücudunuzda yeterli miktarda dallanmış zincirli amino asit bulunması yorgunluğunuzu önleyecek ve antrenman kaynaklı kas yorulmalarına karşı geri dönüşümü kolaylaştıracaktır.

Temel Olmayan Amino Asitler

Bahsetmiş olduğumuz yirmi standart amino asit dışında birçok standart olmayan amino asit bulunmaktadır. Standart olmayan amino asitler genellikle standart amino asitlerin modifikasyonu sonucunda oluşur. (Örneğin dopamin amino asiti tirozin sentezi sonucunda oluşur)

Standart olmayan amino asitler vücut içerisinde birçok fonksiyona sahiptir. (Örneğin GABA ve dopamin nörotransmitterlerdir, ornitin ve citruline üre dönüşümünde önemli işlevlere sahiptir)

Üre dönüşümü nedir?

Karaciğerde gerçekleşen bir dizi kimyasal reaksiyondur ve ürenin üretilmesi ile sonuçlanır. Anahtar reaksiyon argininin arjinaz ile ornitin ve üreye hidrasyonunun yapılmasıdır. Üre dönüşümü Krebs-Henseleit dönüşümü veya Krebs üre dönüşümü olarak da bilinir.

Standart olmayan amino asitler tedavi edici özelliğe de sahiptir (örneğin 5-hydroxytryptophan [5-HTP]) fenilketonüri serotonin ile birlikte depresyon ve uyku düzensizliklerinin tedavisinde kullanılır. L-dihydroxyphenylalanine (L-DOPA) amino asitinin de Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaç olduğu bilinmektedir.

http://farm1.static.flickr.com/67/187547760_d466b211fa.jpg

Peki nasil kullanilir ?

Kisiden kisiye fark gösterir. Kisinin beslenmesi, kilosuna baglidir.
Genel anlamda üreticilerin belirttigi sekilde kullanilmasi önerilir.

Örneğin;
Ne zaman : Whey Protein alımından 25-30 dakika sonra
Ne : 3-5 gram Arginine-5 gr Glutamine-3-5 gr BCAA
Neden : Arginine gerek idman esnasında ihtiyaç duyulan pompa etkisinin ortaya çıkarılmasıda(nitric oxide) gerekse uyku esnasında büyüme hormonu(GH) oranının yükseltilmesinde ve en önemlisi erkeklerde sperm ve ereksiyon kalitesinin sürdürülmesinde son derece önemlidir.

Glutamine ise idman sonrası toparlanmaya olan katkısı, sindirim sistemine olan hazım desteği ayrıca dönemsel dalgalanmalar şeklinde kullanıldığında Arginine benzeri GH oranına olan yükseltme efektivasyonu açısından alınmaktadır.

BCAA olarak tabir edilen Valine, Leucine ve İsoleucine 1980 ‘lerin ortalarından beri ölçü koruyucu etkisi kanıtlanıp kullanım oranı sporcular tarafında yüksek olan amino asit kombinasyonlarıdır. Ayrıca BCAA ‘ların bağışıklık sistemine olan güçlendirici bazı etkileri de yapılan bazı araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.

Arginine, Glutamine ve BCAA ‘ların kombine olarak alınması maksimum emilim ve etki bakımından en optimal neticeleri ortaya çıkaraktır.

Kurtlar Vadisi 90.Bölüm izle Fragmanı, 13 mayıs

Kurtlar vadisi 90.bölümün fragmanı,kurtlar vadisi 13 mayıs videoalrı,kurtlar vadisi pusu 90.bölüm videoları,kurtlar vadisi 90 izle,kurtlar vadisi son bölüm izle.

Kv pusu seyret.

Folik Asit (Folat) Nedir FOLİK ASİT NE İŞE YARAR

Folik Asit (Folic Acid) ResmiFolat olarak ta bilinen folik asit, suda çözünür bir B vitamini. Herkesin ve her gün bu vitamine ihtiyacı var. Folik asit, vücutta büyük miktarlarda depolanmıyor. Bu nedenle vücudun işlevini gerektiği şekilde yerine getirebilmesi için her gün gıdalarda ya da ilaç şeklinde alınması gerekiyor. Diğer vitaminler gibi folik asit de eczanelerde kolayca bulabileceğiniz bir vitamin.

Neden her gün Folik Asit (Folat) ?

Folat DNA oluşumuna yardımcı oluyor. Hücrelerin ne tür hücreler olacağına DNA karar verdiği için bunun önemi çok büyük. Büyüme ve gelişmenin doğru şekilde ilerlemesi açısından Folat önemli. Çünkü hücreleri günlük olarak yenilemede vücuda yardımcı oluyor. DNA oluşumunda ki rolü sebebiyle, Folat sağlıklı eritrosit (alyuvar veya kırmızı kan hücreleri) oluşumunda da gerekli. Vücutta ki birçok reaksiyon için Folat gerekiyor. Vücudun işlevini gerektirdiği şekilde sürdürmesi için, bir maddenin başka bir maddeye dönüştürülmesine yardımcı oluyor.

Folik Asit (Folat) Daşka Yararları

Beyin ve omurgada doğum kusurları oluşma riski folik asit kullanımı ile azaltılabilir. Anne karnındaki bebek te oluşabilecek tüm özürleri, sakatlıkları ve rahatsızlıkları folik asitle engellemek mümkün. Kadınların vücudunda hamile kalmadan önce yeterli miktarda folik asit bulunmalı. Folik asit, Bazı hastalıkların riskinin azalmasında çok başarılı. Mesela koroner kalp hastalığı ve felç gibi kardiyovasküler hastalılar, kolon, meme ve servikal kanser gibi kanserler ve Alzheimer, demans ve depresyon gibi beyni veya zihinsel fonksiyonu etkileyen hastalıklar.

Hamile kadınların her gün 400 mikrogram folik asit tüketmeleri öneriliyor. Değişik Durumlarda doktor kontrolüyle bu miktar 4,0 miligramdan 4.000 mikrograma çıkartılabilir. Kadınların, ekstra folik asit ihtiyaçlarını günde birden fazla multivitamin alarak karşılama yoluna gitmemesi gerekiyor, çünkü bu yöntem, A vitamini gibi diğer vitaminlerin sağlıksız boyutta alınmasına yol açabilir. Folik asit’i dozunda ve zamanında kullanın.

ANDROPOZ NEDİR VE ANDROPOZ İÇİN ÖNERİLER NELERDİR



Erkeklerin sorunları bunlarla da bitmiyor. Erkekler gereksiz yere risk alma dışında kişisel bakımlarında da oldukça ciddi sorunlar yaşıyor. Bu sorun özellikle orta yaşlarda daha da belirginleşiyor. Kısacası, uzmanlar erkeklerin bu tavırlarını başını kuma gömmüş deve kuşlarına benzetiyor ve bu durumu deve kuşu sendromu diye adlandırıyor. Maço tavırları nedeniyle uslanmaz sigara tüketicisi John Wayne bu sendromun en önemli örneği. Belki de bu nedenle sendromun ikinci bir adı daha var : John Wayne Sendromu.

ERKEKLERE 10 EMİR

Dr. Harvey Simon erkeklere bu sendromdan korunmak için bir yol haritası hazırlamış ve 10 kuralı mutlaka uygulamalarını istemiş. Devekuşu sendromuna yakalanmak istemeyen bir erkekseniz bu öğütleri tutmanızda yarar var.

1. Tütün ürünlerinden uzak durun.
2. Alkol kullanmayın ya da iyice azaltın.
3. Düzenli egzersiz yapın.
4. Doğru beslenin.
5. Stresinizi iyi yönetin.
6. Vücut yağ oranınızı azaltın.
7. Emniyet kemeri takmayı unutmayın.
8. Radyasyon ve ultraviyole kaynaklarından, kimyasal ve çevresel zararlardan uzak durun.
9. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunun.
10. Vücudunuzu dinlemeyi öğrenin. Herhangi bir işaret alırsanız, hemen doktorunuzla görüşün.


ANDROPOZ

Türk toplumu menopozlu kadınlara gösterdiği ilgiyi şimdiye kadar erkeklerden esirgemiştir! Kadınların menopoz dönemi sorunlarını araştıran, çözüm yolları arayan menopoz dernekleri var. Erkeklerin dernek kurmak bir tarafa bu konuda sesleri bile çıkmıyor.

Yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olan andropoz aslında birçok erkeği hiç etkilemiyor. Çoğu erkek böyle bir dönemin farkında bile değil. Kas gücündeki azalmayı, karnındaki yağlanmayı, dikkatindeki dağılmayı, uyku sorunları veya kas-kemik ağrılarını başka sebeplere bağlıyor. Bazı erkekler de yaşadığı cinsel sorunları ya normal kabul edip boyun eğiyor ya da saklama telaşına giriyor. Bunun nedeni biraz da sürecin özelliği ile ilgili. Erkekler kadınlarda olduğu gibi tam bir hormonal kesilme yaşamıyor. Erkeklerde yavaş ilerleyen ve yaşlandıkça belirginleşen bir testosteron hormonu kaybı söz konusu. Bu yavaş ama ilerleyici kayıp çoğu kez bir sorun çıkmadan geçiştiriliyor. Erkeklerde de, kaybedilen testosteronun yerine konması mümkün. Bu durum "hormon yerine koyma tedavisi" olarak biliniyor. Hormon eksikliğini gidermede ağız veya cilt yoluyla kullanılan güvenli tablet ve kremler var.

Hormon yerine koyma tedavisi her erkek için gerekli mi sorusunu ürologlar "hayır" diye yanıtlıyor. Prostat kanseri şüphesi olanlarda, prostat büyümesi nedeniyle idrar boşaltmada ciddi sorunlar yaşayanlarda, psikiyatrik problemleri bulunanlarda, karaciğer yetmezliği gibi organ yetersizliği belirlenenlerde testosteron ile yerine koyma tedavisini zararlı buluyorlar. Uzmanlar testosteronu gerekli durumlarda mutlaka kullanıyor.

CİNSELLİK SONSUZA DEK MÜMKÜNDÜR

Bir kez daha hatırlatalım: Cinsellik sağlıklı yaşayan, doğru beslenen, düzenli aktivitesi olan, sigara ve alkol kullanmayan, stres yönetiminde başarılı erkeklerde 80'li yaşlarda bile sorun olmuyor. Bunlar andropoz sorunlarını neredeyse hiç yaşamıyor. Massachusetts Andropoz Araştırmaları'nda bazı fiziksel düşüşler nedeniyle cinsel tatminin yaşlılıkla birlikte azaldığı düşüncesinin yanlış olduğu anlaşılmıştır. İnsanlar yaşlandıkça daha az cinsel ilişkiye girdiklerinden bir algı yanılgısı ortaya çıkıyor. Bu araştırmanın sonuçlarına göre tam tersine, cinsel tatminin kalitesi yaşla birlikte bir miktar artıyor bile. Çünkü yaş cinsellik konusunda bilgi, deneyim ve tecrübe kazanılmasını sağlıyor.

Yaşının getirdiği değişiklikleri kabul eden, hayatı gerektiği gibi yaşayan, değerlendiren erkeklerde andropoz dönemi cinsel güçte ciddi bir azalmaya neden olmuyor. Erkeklik cinsellikle başlamadığı gibi cinsellikle de bitmiyor. Andropozu lütfen bir iktidar savaşı olarak görmeyin.

ANDROPOZ REÇETENİZ

- Kilo fazlalığı sorununuz varsa en kısa zamanda çözmeye çalışın.
- Bir egzersiz programı oluşturun. İşe her gün 30-35 dakikalık sıkı bir yürüyüşle başlayın.
- Protein tüketiminizi kontrol edin. Yeteri kadar protein almıyorsanız, eksiğinizi giderin. Özellikle kırmızı veya beyaz et gibi hayvansal proteinleri yeteri kadar tüketin. Kırmızı eti haftada 2 kez ve yağsız bölümlerinden tüketmenizde fayda var.
- Dinlenmeye, eğlenmeye zaman ayırın. Tatillerinizi iyi değerlendirin.
- Uyku sorunlarınız varsa, doktorunuzdan yardım isteyin.
- B6, B1 ve E vitaminleri ile çinko desteklerinden istifade edin.
- Yorgunsanız ginseng, ginkgo biloba ve argininden de yararlanabilirsiniz.
- Olumlu, keyifli, eğlenceli biri olmaya gayret edin. Kitap okuyun, sinemaya gidin, briç ve satranç gibi oyunlar oynayın.
- Kullandığınız ilaçları gözden geçirin. Cinsel yaşamı etkileyenleri varsa doktorunuzdan yardım isteyin.
- Testosteron seviyenizi kontrol ettirin.
- Bütün bunlar sorununuzu gidermiyorsa bir uzmandan (üroloji veya endokrinoloji) yardım istemekten çekinmeyin.

UNUTMAYIN

TESTOSTERON AZLIĞININ TEDAVİSİ MÜMKÜN

Testosteron düşüklüğünü "fizyolojik düzeyde kalması koşuluyla" yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul etmek gerekiyor. Ama testosteron seviyesinde beklenenden hızlı bir düşme varsa, nedeni mutlaka araştırılmalıdır. Eğer testosteron eksikliği ile ilişkili ciddi yakınmalar da ortaya çıkmışsa, yaşla ilişkili olsa bile testosteron eksikliğinin tedavisi yapılmalıdır. Testosteron eksikliğinin mevcudiyetini gösteren belirtilerden rahatsızlık duyuyorsanız, problemlerinizi çözmede size yardımcı olabilecek bir uzmanla görüşmenizde yarar vardır. Bir üroloji uzmanı -özellikle androloji konusunda deneyimli olanlar- veya endokrinolog sorununuzu çözme ve yönetmede size daha çok yardımcı olacaktır. Uzman, deneyimli bir hekim ve bilinçli bir hastanın işbirliği testosteron eksikliğini ortadan kaldırır.

CİNSEL GÜÇ KAYBININ BAŞKA SEBEPLERİ DE VAR

Testosteron hormonunun erkeklerde önemli görevleri var. Cinsel fonksiyonların gelişmesi, korunması ve sürdürülmesi, cinselliğin uyarılmasında bu hormon ciddi bir rol üstlenir. Testosteron eksikliğinde cinsel ilişki isteğinin azalması, cinsel aktivitenin baskılanması bundandır. Testosteron seviyesindeki azalma beklenenden daha hızlı ve yoğun olduğunda erkek cinselliğinde ciddi fırtınalar yaşanır. Hemen belirtelim: Cinsel arzuyu ve gücü etkileyen sadece testosteron hormonu değildir. Ruhsal kökenli hastalıklar (depresyon, akut anksiyete…), yaşanan bazı sağlık sorunları, özellikle hormonal problemler (şeker hastalığı, tiroid bezi hastalıkları, hipofiz bezi hastalıkları), damarsal sorunlar ve metabolizma ile ilişkili problemler de cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyebilir. Bazı ilaçların (antidepresanlar, uyku ilaçları, betablokerler, idrar söktürücüler…) ve besin desteklerinin de (pasion flower) cinsel yaşamın tadını kaçırabileceği biliniyor.

ANTİ AGİNG (ANTİ YAŞLANMA) VİTAMİNLER




DİYET DERGİSİ

Sağlıklı yaşamak ve birçok hastalığa yakalanmadan önüne geçebilmek için, anti aging vitaminlerin bir kısmını besinlerle, bir kısmını da hazır olarak almak gerekiyor. İşte uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı: Anti aging vitaminler...

Vitaminler, yağda eriyenler ve suda eriyenler şeklinde ikiye ayrılır:

Yağda eriyenler (yağda erimemişlerse bağırsakta emilmezler)
A vitamini
D vitamini
E vitamini
K vitamini

Suda eriyenler
B vitaminleri
B1 (tiyamin)
B2 (riboflavin)
B3 (niasin)
B5 (pantotenikasit)
B6 (piridoksin)
B12 (siyanokobolamin)
Biyotin
Kolin
Folikasit
İnositol
Paraaminobenzoik asit
C vitamini

Yağda eriyen vitaminler

A Vitamini (yağlı yiyeceklerle alınması şart)
Diğer adıyla görme vitamini; embriyonun gelişmesi ve büyüme için gerekli hücrelerin çoğalmasını sağlar. Bronş, ağız, yemek borusu, mide, bağırsak ve vajina iç derisini (mokoza) korur. Aknelerin oluşmasını engeller. Aynı zamanda antioksidan olduğundan kanseri önlemede rol oynar.

Kaynakları
Balık, et, karaciğer, yumurta, süt ve peynir.

Günlük ihtiyaç 1 mgr.

Aşırısı
Yağda eriyen idrarla atılmaz. Karaciğerde nötralize edilir. Uzun zaman yüksek dozda alınırsa, iştahsızlık, deri kuruması, saç dökülmesi, kemik ağrıları olabilir.

D Vitamini

Ön maddesi deri altında bulunur. Güneş ışınlarının etkisiyle D vitaminine dönüşür. Bu vitamin, kalsiyum ve fosforun bağırsakta emilimi ve vücutta kullanımı için gereklidir. Kuvvetli kemik ve dişler, bu vitaminin kalsiyumu buralara yerleştirmesiyle olur.

Kaynakları
Karaciğer, balık, yumurta, tereyağı, peynir, mantar.

Günlük ihtiyaç 5 mgr.

Azlığı
Az kalsiyum ve fosfor alınmasına bağlı olarak kemiklerde yumuşama görülür.

Aşırısı
Bulantı ve kusma yapar. Böbreklere zarar verir.

Çocuklar için önemli:
Çocukların güneşin dik gelmediği saatlerde açık havada gezdirilmesi durumunda, deri altındaki ön madde D vitaminine dönüşür.

E Vitamini
- Serbest radikallerin hücre zarındaki yağı oksitlenmesine ve böylece kanser oluşumuna engel olur.
- Kötü huylu (LDL) kolesterolün serbest radikaller vasıtasıyla oksitlenip damar çeperine çökerek sertliği (ateroskleroz) yapmasını engeller. Böylece yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıklar önlenmiş olur.
- Bağışıklık ve savunma sistemini güçlendirir.

Azlığı
Yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıkların erken yaşta gelişmesine neden olur.

Kaynakları:
Sızma yöntemiyle üretilmiş sıvı yağlarda ve bu yağların elde edildiği yiyecek maddelerinde bulunuyor.
100 gr. keten tohumunda 57 mgr.
100 gr. fındıkta 26 mgr.
100 gr. bademde 25 mgr.
100 gr. ayçiçeği yağında 50 mgr.
100 gr. mısır yağında 31 mgr.
100 gr. zeytinyağında 13 mgr. E vitamini bulunuyor.

Günlük ihtiyaç 15 mgr. civarındadır.

K Vitamini
Kanın pıhtılaşmasında görev alır. Minarellerin kemiklere yerleşmesi ve kemik tamiri için gereklidir.

Kaynakları
Lahana, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, tam tahıl ürünleri, peynir, et karaciğer, bitkisel yağlar.

Günlük ihtiyaç 80 mikrogram.

Azlığı
Özellikle çocuk ve yaşlılarda görülebilir. Kanamalara neden olabilir. Dişlerin fırçalanması esnasında uzun süren kanamalar dikkati çeker. Bunun için çocuklara ve yaşlılara dışarıdan K vitamini takviyesi yapılmalı.

Suda eriyen vitaminler

B1 Vitamini (tiyamin)

Sinir ve kaslar için gerekli olan karbonhidratların sağlanması ve metabolize edilmesi için gereklidir. Kan dolaşımı ve beyin fonksiyonlarına yardımcı olur.

Kaynakları

Tahıl ürünleri ve kabuklu pirinç, ayçiçeği çekirdeği, yağsız et, balık ve bezelye.

Azlığı

Nadir olmakla beraber azlığı durumunda yorgunluk, iştahsızlık, konsantrasyon bozukluğu, el ve ayaklarda hissizlikle beraber, felç durumu ve ölüme de neden olabilen beriberi hastalığı görülür.

Aşırısı

İdrarla atıldığı için yan etkisi tespit edilmemiş.

B2 Vitamini (riboflavin)

Cilt, saç ve tırnakların oksijen kullanımı için gereklidir. Katarakt tedavisinde faydalıdır.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer ve tahıllar ürünleri.

Günlük ihtiyaç 1,5-2 mikrogram.

Azlığı
Alkolik yaşlılarda bu vitamin azlığı nedeniyle deri lezyonları, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu görülür. Fazlası idrarla atılır.

B3 vitamini (niasin)

Sağlıklı bir beyin ve güzel bir cilt için gerekli bir vitamin. Metobolizmanın tüm safhalarında yer alır. Derin nemi ve mide, safra kesesi sıvılarının salgılanması için gerekli.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer, tahıllar.

Günlük ihtiyaç 15 mgr.

Azlığı
Ağız ve bağırsak derisinde değişiklikler, baş ağrısı, baş dönmesi ve uykusuzluk.

B5 Vitamini (pantotenikasit)
Deri için ve saçların uzaması için gerekli vitamindir. Metabolizmanın tümüne iştirak eder. Yağ, karbonhidrat ve protein parçalanmasında rol alır. Kolesterol sentezinde yardımcı olur. Özellikle başta kortizon olmak üzere, böbrek üstü bezi hormonlarının üretimine yardımcı olur.

Kaynakları
Et, tavuk, balık, baklagiller, tam tahıl ürünleri, süt ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç 6 mgr.

Azlığı
Doğada bol olduğu için çok nadir görülür.

B6 Vitamini (piridoksin)
Bebeklerin sağlıklı gelişmesi için gereklidir. Çocukların büyümesi, sinir sistemlerinin gelişmesi ve kan yapımı için bu vitamine ihtiyaçları vardır.

Kaynakları
Tavuk, et, balık, yumurta, sarısı, baklagiller ve tam tahıl ürünleri.

Günlük ihtiyaç 2 mgr.

Azlığı
Azlığı durumda göz ve kulak çerçevesinde deri değişiklikleri, ağız içi ve dudaklarda yaralar görülür. Ancak azlığına çok ender rastlanır.

B12 vitamini (siyanokobolamin)
Kan yapımı için gereklidir. Demirin kullanımını kolaylaştırır. Yağın yanmasını kolaylaştırır. Sinir sistemi, ağız ve boğaz derisinin yapımında rol alır.

Kaynakları
Balık, et, yumurta, tavuk ve peynir.

Günlük ihtiyaç 3 mikrogram.

Azlığı
Pek rastlanmıyor. Kansızlık, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu gibi durumlar özellikle vejetaryenlerde sık görülüyor.

Biotin
Saç, deri ve tırnakları güçlendiren, güzelleştiren vitamindir. Kan ve deri hücrelerinin üretimi için gereklidir.

Kaynakları
Yumurta, karaciğer, kuruyemişler, soya fasulyesi, tam tahıl ürünleri ve sebzeler.

Günlük ihtiyaç 30-100 mikrogram.

Azlığı
Nadiren görülür. Zayıf ve erken kırlaşmış saçlara ve kuru bir cilde neden olabilir.

İnositol
Damar sertliğini önlediğine inanılıyor. Bunu da kolesterolü düşürerek yapıyor. Saçların uzamasına yardımcı oluyor.

Azlığı
Damar sertliği ve saç dökülmesine neden olabilir.

Kaynakları
Tam tahıl ürünleri, bira mayası ve baklagiller.

Folik asit
Beyin fonksiyonları için hayati önemi vardır. Ana rahminde gelişmekte olan bebeğin beyin, sinir ve sinir sistemi gelişimi için bu vitamine ihtiyaç vardır. Kan hücrelerinin yapımı için de gereklidir.

Kaynakları
Karaciğer, yumurta, tam tahıl ürünleri, kuruyemişler, baklagiller, yeşil sebzeler ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç: 300 mikrogram.

Azlığı
Kansızlığa neden olur. Ağızda yaralar, dudaklarda çatlaklar, ruhsal durumda değişmeler ve bellek zayıflığı görülebilir.

BİHTER NEZAMAN ÖLÜCEKMİŞ

Aşk-ı Memnu'da sona yaklaşıldı, Bihter'in kaç bölüm sonra intihar edeceği belli oldu...




Başrollerini Beren Saat (Bihter), Kıvanç Tatlıtuğ (Behlül) ve Selçuk Yöntem'in (Adnan Bey) paylaştığı 'Aşk-ı Memnu'da hazin sona 6 bölüm kaldı.

Dizinin senaristleri Halit Ziya Uşaklıgil’in eserinden günümüze uyarlanan dizide kitaptaki finale sadık kalacaklarını açıkladı.

Buna göre; Bihter aldattığı eşi Adnan Bey’in ailesinden kalan silahla intihar edecek. Kurşunu kalbine sıkacak.

1975’te çekilen, başrollerini Müjde Ar (Bihter) ile Salih Güney’in (Behlül) paylaştığı dizi de aynı sonla bitmişti.
Vatan

FARMVİLLE VE FARMVİLLEDE HIZLI LEVEL ATLAMA YÖNTEMLERİ




Son derece Popüler olan Farmville oyununda daha hızlı oyun bölümlerini geçmek için herkes türlü türlü Hileler Aramaktadır bunların arasında ((( Farmville Hızlı level atlama hilesi, Farmville Hileleri, Farmville Para Hilesi, Farmville Tarla Hilesi, Farmville XP Hilesi, Farmville fv Hilesi, Farmville Para Kazanma, Farmville Level Atlama Hilesi, Farmville Hediye Hilesi ))) sıralayabiliriz , Bu oyun için hile bulunmamakta fakat oyunun birçok yeri için kolaylaştırıcı püf noktalarını kullanabiliriz, Şimdi Hızlı Level Atlamak için Farmvillenin Püf Noktalarından birkaçına Değineceğiz.
İlk olarak Level Atlamak için XP Kazanmamız gerekiyor ne kadar çok xp kazanırsak o kadar çabuk level atlarız demekki Hızlı Level Atlama konusuna bakacaz öncelikle, daha sonra nasıl olsa altın kazanacağız bunları xp ye nasıl çevireceğiz onlarıda göreceğiz, üçüncü olarakta kağıt paramız var onları harcamaya hiç gerek yok onları en son değerlendirebiliriz.
Artık Başlayalım Çünki bu oyun yazmakla bitmez biz özetini çıkaracağız.
1- Hızlı Level Atlamak için, Hızlı Xp Nasıl Kazanılır: Oyuna yeni başlayanların bölüm geçme aralıkları çok kısadır çabuk çabuk bölüm geçersiniz ki oyuna bu şekilde bağlanıyorsunuz, ilk başlandığında tarla yapmada 1 xp kazanırsınız demekki bol bol tarla yapacaz bunun içinde ilk bölümlerde dekor yapmanın anlamı yok, tarlamızı yapınca en kısa zamanda olgunlaşan meyveyi seçeceksiniz bu 2 saatte ve 4 saate olanları seçiniz şimdi hesap şu örneğin 50 adet tarla yaptınız tarla başı 1 xp ettimi size 50 xp bunuda 2 saatte olan bir sebze meyve seçerseniz 2 saatte bir 50 xp kazanırsınız 4 saatlik seçerseniz ektiğiniz meyveyede 1 xp verir etti 2xp tabi 4 saate hesap aynı hesap ha 2 saat ha 4 saat aynı xp kazanırsınız burda dikkat edeceğiniz husus sizin vaktinizin durumu eğer vaktiniz varsa hangisinde daha çok kazanırsınız ona bakın. Biz örnek olarak 2 ve 4 saati örnek verdik ve 50 tarla üzerinde sizin tarlanızın boyuna göre hesabınızı yapın.
2- Bu oyunda büyümek için bol bol komşuya ihtiyacınız var: Komşular ne işe yar bakalım şimdi tarlanızı büyütmek istediğinizde kaç komşunuz var ona bakarlar belli bir komşu sayısına ulaştıysanız tarlayı az bi altın karşılığında büyütebilirsiniz burda dikkat edin kağıt para ile tarlanızı büyütmeyin ilerde işinize yarayacak, demekki çok komşu eklemeye ihtiyacınız var burda size bir kolaylık sağlayalım Farmville Komşu Ekleme (TIKLA) Adresinden kolayca kendinize istediğiniz kadar komşu bulabilirsiniz, Komşular sadece tarla büyütmeye değil her komşuyu ziyarete gittiğinizde 5 xp kazanırsınız günde 1 kere olur buda30 komşunuz varsa size 150 XP kazandırır ayrıca cüzi miktarda altın, komşuyu ziyaretinizde ekranın solunda beyaz kutular var komşularınızın tarlasına 5 adet gübre atıyorsunuz her gübre 1 xpkazandırır, evet komşudan faydalandık baya ama bitmedi komşular arasında hediyeleşmelerden arazinize hayvan, dekor, ağaç gibi hediyeler alıp verebilirsiniz bu şekilde çiftliğinizi geliştirir ve burdanda altın kazanırsınız ister sayar ister sağarsınız.
3- Xp Kazanmaya devam ediyoruz tarlalarımız ektik biçtik hediyelerden inek tavuk at Ağaç neyse aldık onları zamanla hasat ettik altın kazandık bu altınları XP ye çevireceğiz şimdi kazandığımız altınlarla Ev, Traktör, Kulübe, Ağaç, Sera, vs vs aldık her aldığımız yer için bize xp verir en çokta tabiki Ev, SEra gibi çok altınla alınan şeylerden örneğin beyaz bir evden 1500 XP kazanırsınız
Bu Kazandığımız XP ler bizi çok hızlı bir şekilde yeni bölümlere geçmemizi sağlayacaktır.
Farmville Hızlı Xp Kazanma ve Hızlı Level Atlama konusuna değindik bu günlük bu kadar daha sonra diğer püf noktalarınada değineceğiz herkese iyi oyunlar..
Saman Almak ve Satmak bu yöntem sayesinde bölüm geçmek o kadar hızlı olacakki kimse size yetişemeyecek bu yöntemde saman balyası alacağız Sarı Saman Balyası alacaz her bir balya 100 conse alınıyor ve 5 xp veriyor bütün paramızla sarı saman alacağız ve satacağız bu sayede her bir balyadan 5 xp kazanacağız 100.000 lik saman balyası alsak 1.000 adet yapıyor 1.000 x 5 = 5.000 xp eder
En iyisini en sona bıraktık tabiki Altınları Xp ye Çevireceğiz En çok xp kazandıran yöntemi açıklıyoruz Fasulye Ekmek evet yanlış duymadınız fasülse ekecez gelelim şimdi hesap yapmaya önce tarlamızı yapıyoruz bunun için 15 altın feda ediyoruz ve 1 xp kazanıyoruz sonra fasulye ekiyoruz oda 15 altın ve 2 xp kazanıyoruz toplamda 30 altına 3 xp kazandık ee şimdi ne olacak fasulye 1 günlük bekleyecezmi şimdi fasülye olsunda satalım diye hayır hemen tarlamızı siliyoruz ve yeniden ekiyoruz ve bir daha bir daha 90 altına 9 xp kazandık varmı daha karlı bir yöntem hadi bakalım hilenin babası bu işte evet artık size kolaysa yetişsinler

Mittwoch, Mai 05, 2010

PİYELONEFRİT NEDİR BÖBREK İLTİHABI BELİRTİLER, VE TEDAVİSİ

http://www.bitkiseldiyet.com/wp-content/uploads/bobrek-iltihabi-bobrek-tasi.jpg


Böbrekle­ri en çok iltihaplandıran mikro-organizma normalde sindirim yollarında bulunan ve zararsız olan Escherichiacoli'dir. Fakat stafilokok, streptokok ve proteus basilleri gibi organizmalar da etken olabilir, iltihap kan dolaşımı, idrar torbası ya da yollan aracılığıyla böbreklere ulaşır. Piyelonefrit, idrar akımı­nı engelleyici herhangi bir durum (gebelik, prostat, doğmalık idrar yolları anormallikleri ve taşlar) söz konusu olduğu tak­dirde ortaya çıkan bir hastalıktır.

Böbrek iltihabı Belirtileri


Titremeyle birlikte ateş, bel bölgesinde ve ka­rında ağrı görülür. İdrar yaparken hafif bir yanma duyulur. Genellikle hasta çok sık idrara çıkar. Bulantı ve kusma vardır.

Böbrek İltihabı Tedavisi

İdrar tahlili ve kültür sonucu etken organizmanın duyarlılığına göre antibiyotik tedavisi yapılır. Eğer hastalık ne­deni prostat büyümesi ve idrar yollarını tıkayan taşlarsa, bu durum ameliyatla düzeltilmelidir.

İDRARDA KAN GÖRÜLMESİ VE İDRARA ÇIKARKEN AĞRI

http://www.doktorsigortasi.com/resimler/idrar-yolu-iltihabi-kadinlari-vuruyor-234.jpg




İdrarda Kan

Yiyeceklerdeki (örneğin pancar) renk pigmentleri, uyuşturucu kullanımı ve porfirya idrarın kırmızıya dönmesine yol açmış olabilir. Endişelenecek bir durum yoktur.

Nedenleri

Mesane Enfeksiyonu: Ani, acılı, sık ve miktarı az olan idrarınızda kan var; ateş, sırtın alt kısmında ve göbeğin alt bölgesinde ağrı var. Mesane enfeksiyonu veya sistit, idrar yapamamanın nedeni olabilir ve antibiyotik tedavisi gerektirir.

Mesane Taşı: İdrarınızda kan var. Sık sık idrara gidiyor, ama az yapabiliyorsunuz; üstelik sadece belli bir pozisyonda. Sırtınızın alt kısmında ve karnınızda ağrıyla birlikte düşük ateşiniz var.

Böbrek Taşı: Sırtınızın ve karnınızın alt kısmında ve kasıklarınıza yapılan spazm oluyor ve sık idrara gidip az miktarda ve kanlı idrara çıkabiliyorsunuz.

Üretrit: Üretranızdan sarımtrak bir akıntı geliyor, karnınızın alt kısmı ağrıyor, sık sık idrara gidiyorsunuz, ama az miktarda kanlı idrar yapabiliyorsunuz. İdrar yaparken yanma oluyor ve eğer kadınsanız cinsel ilişki acı veriyor. Üretrit, cinsel yolla bulaşan ya da kişisel temizliğe önem vermemekten kaynaklanan bakteriyel bir iltihaptır.

Gromerülonefrit: İdrarınızda kanla birlikte, ayak bileklerinde, gözlerinizin etrafında şişlik, nefes darlığı ve yorgunluk var. Böbreğinizin kanı süzen yapılarında ani veya kronik bir iltihaplanma olmuş olabilir.

Tehlikesiz Hematüri: Sadece idrarınız kanlı ve başka belirtiniz yok. İdrar, viral enfeksiyonlardakinden daha kanlı görünse de, bu durum herhangi bir hastalıkla veya organ hasarıyla ilişkili değildir. Bazen çocuklukta meydana gelir ve zamanla geçer. Bazen bir aile ferdinde başlayan bu sorun, sıkıntı yaratmadan ömür boyu sürebilir.

Hemolitik Anemi: Yorgunluk ve güçsüzlük hissediyorsunuz, idrarınızda kan var, nefes darlığı çekiyorsunuz ve cildiniz sarardı. Hemolitik anemi, kanın alyuvarlarındaki genetik bir anormallikten veya bazı ilaçlardan ya da alyuvarları yok eden bazı hastalıklarından kaynaklanır. Alyuvarlar yıkıma uğramıştır ve kemik iliği, bunların yerine yenilerini yeteri kadar hızla üretememektedir. Genetik olarak bazı enzimleri eksik olanlar ile bazı ilaçları kullananlarda hemolitik anemi ortaya çıkabilir.

http://www.ciltbakimivesaglikrehberi.com/Images/idrar-yolu-itihabi.jpg

Bol bol su (günde 6 � 8 bardak) için. Bu, özellikle egzersiz yaparken, ateşiniz olduğunda ve hava sıcaklığı arttığında çok önemlidir. Kafein ve alkolden uzak durun; mesaneyi tahriş edebilir. Enfeksiyonlardan sakınmak için cinsel ilişki esnasında lateks prezervatif kullanın. Küvette banyo yapmak yerine duş alın ve yumuşak sabun kullanın.

İDRAR YOLU İLTİHABI (SİSTİT) BELİRTİLERİ NELERDİR

İdrar yolu enfeksiyonu, üriner sistemde başlayan bir enfeksiyondur. Bu sistemi, böbrekler, mesane, üreter ve üretra oluşturur. Üriner sistemin herhangi bir parçası enfekte olabilir. Kadınların idrar yolu enfeksiyonu kapma olasılığı erkeklerinkinden daha fazladır.

İdrar yolu enfeksiyonu, mesane bölgesinde ağrı yaratabilir ve rahatsız edici olabilir. Eğer böbreklere yayılırsa, ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. İdrar yolu enfeksiyonları için tipik tedavi, antibiyotik tedavisidir.

idrar yolu enfeksiyon Üriner Sistem ve İdrar Yolu Enfeksiyonları

Belirtileri ise şunlardır:
Sürekli idrara çıkma,
İdrarda yanma hissi,
Sık ve az miktarda idrar,
İdrarda renk değişikliği ve ağır koku,
Bakteriler.

Eğer böbreklerdeyse;
Göğsün üst, yan ve arka kısımlarında ağrı,
Yüksek ateş,
Titreme,
bulantı,
Kusma.

Mesanedeyse;
Alt karında rahatsızlık,
Sık ve ağrılı idrara çıkma,
Düşük ateş.

Üretradaysa;
İdrarda yanma görülür.

Bakterilerin idrar yoluna girmesi, mesanede çoğalması ile oluşur. Üriner sistemin savunması bazen başarısız olmaktadır. Kadınlarda sık görülen mesanedeki enfeksiyonlar, cinsel yolla sistite yol açabilir. Belsoğukluğu, klamidya gibi virüslü hastalıklar, üretra enfeksiyonu ile gelişir.

Özellikle cinsel ilişki vasıtasıyla bu gibi mikroplar hızlı yayılabilir. Menopozdan sonra, yaş ilerledikçe yine enfeksiyon kapma riski çoğalır. Çünkü üretra ve mesane tabanının dokusu östrojen kaybı nedeniyle hassaslaşır ve mikroplara duyarsızlaşır.

Böbrek taşları, idrar tıkanması, şeker hastalığı ve diğer kronik hastalıklar da bağışıklık sistemini etkileyebilir. Tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları böbreklere zarar verebilecek akut veya kronik böbrek enfeksiyonlarına (piyelonefrit) yol açabilir.

Küçük çocuklar ve yetişkinler böbrek hasarı, idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle büyük risk altındadır. İdrar yolu enfeksiyonu hamile kadınlarda düşük yapma veya prematüre bebek doğumuna neden olabilir.

EVDE KAS YAPMA VE VUCUT GELİŞTİRME HAKKINDA

evde+body+hareketleri Evde Body Hareketleri
kaslı bir vucuda nasıl sahipolurum sorunun yanıtlarını uzaklarda aramayın. Kaslı bir vucuda sahip olamk için biraz çaba harcamanız gerekebilir. Evde body hareketlerine geçmeden önce body yapmak için nelerin gerekli olması gerektiğini söyleyelim. Kaslı bir vücuda sahip olmak için önceilkle yapmanız gereken şey yemek yemek ve bolca çalışmaktır. Kaldırılan her ağırlık hareketi size kaslı vücut getirmeyebilir. Çalışanlar için kaslı vücutlara sahip olmak bir hayal olmaktan öteye gitmemeli. Artık evde body hareketleri yaparak kaslı vücuda sahip olabileceksiniz. ama nasıl evde body hareketleri yapılır?

Kaslarınız Geri Getirin
Yeni başlayanlar için Dumbell kullanarak başlangıç hareketleriyle kollarınızı daha kaslı hale getirebilirsiniz. Dumbelli aşağı yukarı kaldırın kesinlikle kendiniz veya kaslarınızda herhangibir zorlanma hissederseniz hemen bırakın. Dumbell kullanırken en önemli kural önceleri ağırlık az olmalı zaman içerisind ağırlık arttırılmalıdır. Evde mbody hareketleriyle vücut geliştirmenin en önemli temel yapıtaşlarından birisi de dengeli ve protein ağırlıklı bir beslenmedir. Biçok acemi body yapan insanının yanıldığı en temel noktalardan bir tanesi un ağırlıklı olarak beslenmek ve bol bol süt içmektir.
Size uygun egzersiz programı: özenle planlanmış bir kas geliştirme programı özellikle “sert gainers” için overtraining ve undertraining önlemek emin tasarlandı döngüsü gerekir.

Dördüncü korkunç plato kaçmak ilgisi var. Insanlar bir plato gelmek, artık excel olabilir. Düzeliyor almak için tek yolu egzersiz rutin kadar geçiş sağlamaktır.
Bacak asansörler yapmak için Sırtüstü, yere düz yalan. Birlikte gibi (tamamen dikey onları deneyebilirsiniz yüksek) Her iki bacak kaldırın. Bu birlikte üst bacak kasları ve ABS kurar.

Tren seyrek - Vücudunu Kilonuzu eğitim rutin kurtarmak için, böylece de uyum ve büyümeye zamana ihtiyacı vardır. Eğer ağırlıkları önce vücudunuzun completey kurtarılır ile tren, sen ve eğitim verecek sonunda, üzerinde yeni kas eklemez bir hayır hayır büyük.

Your protein tüketimini artırın

Eğer kas kilo isteyen, protein en iyi arkadaş olmalıdır. Için vücut yağsız kas ağırlığının önemli miktarda inşa etmek imkansız olacaktı yeterli protein alımını olmadan. Vücut ağırlığı her gün kilo başına protein en az 1,5 gram tüketmeye çalışın. , Sığır eti, tavuk, yumurta gibi besin öğeleri Tüketim ve süt.

Kim genç tarafında orta derecede ağır ağırlıklar ile tren gerektiğidir Gençler, ise büyük gençler çoğu ağır ağırlık kullanabilirsiniz. Daha zaman kas inşa ediyoruz yemek önemlidir.

Kasların bir boyutu daha var onları içeren enerji çok ihtiyacı anlamına gelir. Ne yazık ki, bodybuilders için kas hücrelerinin olanlar için vücudun biyolojik bir imkansız olduğunu da sözlerine ekledi. Bir kas hücreleri belirli bir miktarı ile donatılmış olduğunu.

Beslenme ve sağlıklı genellikle iyi sonuçlar için üzerinde sermaye için önemli bir faktördür. Eğer bir aptal arıyorsanız geçirmez yöntemi kesinlikle zararlı ilaç kullanmadan sökük almak için, aşağıda belirtilen I’ve bağlantısını kontrol edin.

SHARK CARTİLAGE KÖPEK BALIĞI KIKIRDAĞI NEDİR FAYDALARI NELERDİR



http://www.tahiti.pictures-pacific.com/bora-bora/shark.jpg

Köpek Balığı Kıkırdağı; derin ve soğuk denizlerde yaşayan köpek balıklarının kıkırdaklarından özel bir kurutma-dondurma işleminden geçirilerek elde edilmiştir.Yüksek oranda protein, kalsiyum, sodyum, fosfor ve kolaj içerir. Özellikle Iskandinav ülkelerinde 1960 'lı yıllardan beri yaraların iyileşme sürecini hızlandırmak için kullanılmaktaydı. köpek balıkları, doğadaki en dayanıklı canlılardan biridir. Bunun nedenlerinden birisi son derece güçlü bir bağışıklık sistemine (immune system) sahip olmalarıdır. Bu güçlü bağışıklık sistemi, sadece köpek balıklarını hastalıklara karşı korumakla kalmaz, aynı zamanda köpek balıklarını doğada hiç kanser olmayan ender canlılardan biri yapar. Köpek Balığı Kıkırdağı, hastalıklarla savaşmak için gerekli ve bağışıklık sistemimizi canlandıran belirli proteinler ve mukopolisakkaritler içerir. Aynı zamanda metabolizma ile ilgili besin olarak kullanılan organik kalsiyum ve fosforu da sağlar.

Köpek Balığı Kıkırdağı üzerinde yapılan çalışmalar; özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve tümörlerin büyümesinin veya yayılmasının durdurulmasında köpek balığı kıkırdağının önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Yapılan çalışmalarda köpek balığı kıkırdağının memelilerde bulunan her elementten 1000 kat fazla yeni kan damarı oluşmasını önleyici etkiye (anti-angiogenesis effect) sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bunun anlamı; bir tümörün büyümesi veya yayılması için ihtiyaç duyduğu yeni kılcal damarların oluşmasının engellenmesidir. Yani Köpek Balığı Kıkırdağı doğrudan tümör üzerinde etkili olmayıp, yeni kılcal damar oluşumunu engelleyerek bir tümörün beslenmesini ve büyümesini durdurabilmektedir.


Köpek Balığı Kıkırdağı'nın Faydaları:

  • Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.

  • Tümörlerin veya kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyebilir.

  • Egzema-Mayasıl (eczema) ve sedef (psoriasis) gibi cilt rahatsızlıklarında faydalıdır.

  • Eklem (mafsal) romatizması ve romatoid artrit tedavisini destekleyici özelliğe sahiptir.

  • Glokom hastalığı (glaucoma-gözde karasu hastalığı veya göz tansiyonu) için destekleyici tedavi

  • Osteoporoz (kemik erimesi) tedavisini destekleyici ve kemik erimesini önleyici etkiye sahiptir.

EBRU ŞALLI PLATES DERSLERİ İZLE

Plates sporu nedir nasıl yapılır,pilates nedir ,plates sporu nedir ,plates sporu
Son zamanlarda bir pilates çılgınlığıdır almış gidiyor, belki dikkatinizi çekmiştir. Ünlü ve popüler oyuncular, şarkıcılar son derece formda vücutlarını pilates ile şekillendirdiklerini açıklıyorlar. Özellikle Madonna’nın 40’lı yaşlarının sonunda sahip olduğu fit bedeninin sırrının pilates olduğu ortaya çıkınca herkeste bir pilates sevdası baş gösterdi. İyi de nedir bu pilates, anlat deseler söyleyecek şeyiniz var mı? İlla özel çalıştırıcı eşliğinde mi yapılır bu meret? Söylendiği kadar yararlı mıdır? Nedir ne değildir, sizin için araştırdık. Bakınız durum şu...

Normal fitness hareketlerine az çok aşinasınızdır. Bu hareketlerin yerde yapılanları ile yine hiç değilse televizyondan görmüş olabileceğiniz yoga hareketlerini kaynaştırarak bedeni içten güçlendiren ve forma sokan bir egzersiz türü pilates. Çeşitli aletler kullanılarak yapılan hareketleri de var, bir jimnastik matının üzerinde alet edevat gerektirmeden yapılanları da. Dolayısıyla illa ki bir spor salonunda özel eğitmenle çalışacaksınız diye bir kural yok. Ama yine de her türlü spor için geçerli olan bir kural var ki o da ne yaptığınızı biliyor olmanız gerektiği. Aksi takdirde fit olacaksınız diye bir tarafınızı sakatlamanız işten bile değil. Bunu da hiçbirimiz istemeyiz.

Mini tarihçe: Bu egzersiz türü, soyadı Pilates olan bir Alman beyefendi tarafından yaratılmış. Kendisinin ismi Joseph. Joseph Pilates, küçüklüğünde bazı rahatsızlıklar geçirmiş ve bunların sonucunda vücut direnci azalmış. Pek çok spor dalıyla yakından ilgilenen Pilates, kendi kendine geliştirdiği bazı hareketlerle, yatar pozisyondayken direncini yeniden kazanabildiğini fark etmiş. Bunlar üzerinde yoğun olarak çalışmış ve ortaya bir dizi egzersiz hareketi çıkmış. Kendi adıyla tanıttığı bu programı, 1. Dünya Savaşı’nda sakatlanan askerleri yeniden sağlıklarına kavuşturmak için de kullanmış ve olumlu sonuçlar almış. Bugün de bazı fizik tedavi programlarında pilatesten faydalanılıyor. Gördüğünüz gibi pilates daha yeni popüler olmuş olabilir ama kökeni taa 1930’lara kadar uzanıyor.

Faydaları: Yukarıda anlattıklarımızdan da çıkarabileceğiniz gibi, bu programı yaratırken Joseph Pilates’in derdi kilo vermek ve kaslı bir vücuda sahip olmak değil, vücut direnci ve kondisyonunu sağlamakmış. Kalça ve bel kemiği rahatsızlıklarını gidermek, iskelet dengesini kurmak, vücuda doğru nefes almayı öğretmek esas amacıymış. Şimdi daha estetik amaçlarla kullanılıyor olsa da yine pilatesi tercih edenlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda dengeli bir duruşa sahip olmak, sağlıklı bir kemik yapısı kazanmak gibi kaygılar da güdüyorlar. Sırt ve bel ağrılarından kurtulmak, düz ve biçimli bir karına, ince bir bele sahip olmak, dik durmak da pilates yapanların amaçları arasında.

Nedir, nasıl işler?: Uzakdoğu kaynaklı bir egzersiz biçimi olan yoganın, bedensel rahatlığı zihinsel yollarla çözümlediğini bilirsiniz. Aslında yoga bir şekilde, zihninizi, bedeninizi doğru yönlendirebilmesi için bir eğitme yöntemidir. İşte pilates de yoganın bu özelliğinden faydalanıyor ve zihnimizi kullanarak vücudumuzu doğru kullanabilmemizi sağlıyor. Önemli olan şey, sağlam bir kontrol gücü. Tabii ki her an tetikte olacaksınız diye bir şey yok, zaman geçtikçe bu kontrolü otomatik olarak elde edeceğiniz söyleniyor. Ayrıca bir enerji, bir ataklık kazanıyor bedeniniz. Bu kontrol meselesi nedeniyle aslında Joseph Pilates, kendi geliştirdiği bu metoda “Contrology” adını vermiş.
Pilates egzersizlerinde en önemli faktörlerden biri denge. Omurganın ve kas topluluklarının birbirini dengeli bir şekilde desteklemesi isteniyor. Tüm kaslar adil bir biçimde çalıştırılıyor ve iskeletle orantılı bir bütünlük içine girmesi sağlanıyor. Üstelik büyük oranda esneklik gücü de veriyor. Bunu öyle içten yapıyor ki omurların arası bir parça açılıyor ve boyunuz da buna bağlı olarak birkaç santim uzuyor.

Pilates programı, belli başlı bazı temel hareketler etrafında çevreleniyor. Bu hareketler 500’e yakın ama bu tabii ki her pilates seansında yüzlerce hareket yapacaksınız anlamına gelmiyor. Tam tersine, bir sürü hareketi peşpeşe yapmak değil, işinize gerçekten yarayacak olanları seçip onlar üzerine yoğunlaşmak önemli. Ayrıca pilates hareketleri kalbi yormuyor, vücuda basınç bindirmiyor. Büyük kas gruplarını olduğu kadar, ince bir dizi hareketle küçük kas gruplarını da çalıştırıyor. Doğru yapıldığı takdirde sakatlanma riski olmadığı söyleniyor. Diğer egzersizlere oranla insana kendini bitmiş tükenmiş hissettirmiyor.

Pilatesin iddialı bir tarafı da var. İlk seanstan itibaren farkı hissedeceğinizi, üç – beş seans sonucunda ciddi değişiklikler oluşmaya başlayacağını, 10 seansın epey işe yarar sonuçlar doğuracağını söylüyor çalıştırıcılar.
Öyle çok kapsamlı yardımcı aletler gerektiği de söylenemez. Uygulayanların anlattığına göre bir lastik top, özel bir çember ve bant yeterli oluyor aletli hareketler için. Yine de özünde, yukarıda da bahsettiğimiz gibi öyle lüks şartlarda ortaya çıkarılan bir disiplin olmadığı için, vücudunuzun sığacağı bir alan ve üzerine yatabileceğiniz bir mattan başka bir şey gerektirmiyor.

Pilates’in ana prensipleri şöyle sıralanıyor:


1. Zihnin madde üzerindeki gücünü sağlamak
2. Doğru ve dengeli nefes almak
3. Egzersizleri karın, bel ve kalçaların oluşturduğu merkez bölgede yoğunlaştırmak
4. Konsantrasyon sağlamak
5. Kas kontrolünü kazanmak
6. Her hareketin bir amacı olduğunu bilerek programa titizlikle uymak
7. Hareketlerde akıcılık sağlamak











KELLY BROOK AZKALSIN PİRANALARA YEM OLUYORDU

Ünlü oyuncu Kelly Brook, 1978 yılında çekilmiş olan klasik korku filmi Pirana'nın 3 boyutlu çekilen yeni versiyonunda piranalarla oldukça zaman geçirdi.

Modellikten oyunculuğa atlayan 30 yaşındaki Brook, kendisini bir anda katil piranalarla yüz yüze buluyor.

Yakında sinemalarda gösterime girecek olan filmin yayınlanan ilk fotoğraflarında, pirana dolu sularda tehlikenin kucağında görünüyor.

Kırmızı bikinisi içinde pirana dolu Havasu Gölü'ne düşerken görülen Brook'un piranalardan sadece birkaç santim uzakta olduğu sahnenin de, yıldızın filmdeki son sahnesi olabileceği tahmin ediliyor.

Alexandre Aja tarafından yönetilen film, 1978 yılındaki aslına dayanıyor ve öykünün günümüze uyarlandığı belirtiliyor.

Dienstag, Mai 04, 2010

BAHAR DİYETİ VE ÇEŞİTLİ DİYETLER


Belki her bahar geldiğinde diyete başlıyorsunuz. ”Yaza çok az kaldı” diyerek kış boyu aldığınız kilolardan acilen kurtulmak istiyorsunuz. Bu sebeple arkadaşınızdan duyduğunuz veya bir magazin dergisinde gördüğünüz “bir haftada 3 kilo verin” diyetine başlıyor ama ilk hafta çok kilo verdiktensonra ikinci hafta bir türlü kilo veremiyorsunuz. Peki bu bir hafta uyguladığınız “mucize diyet” acaba vücudunuza zarar vermiyor mu?

Kilo verirken hedefleriniz “gerçekçi” olsun
Sağlıklı kiloda olmanın faydaları kesinlikle tartışılmaz. Ancak sağlıklı kiloya ulaşmak için uygulanan yöntemler de mevcut sağlığın korunmasında çok önemli. Aksi halde uygulanan yöntemler de fazla kilo kadar başka tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bir çok moda diyet kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlama vaadiyle ortaya atılıyor. Ancak bu diyetlerin ortak noktaları bilimsel bir dayanaklarının olmayışı ve kilo kaybı sağlarken bu zayıflamanınbüyük bir kısmının vücüdun kas dokusundan ve su kütlesinden olması. Oysa ki bu kas kütlesinin korunmasının sağlık açısından büyük önemi var. Ayrıca kilo kontrolünde de rolü var. Vücutta kas kütlesinin iyi olması metabolik hızın daha iyi olmasını sağlar. Bir başka deyişle kas kütlesi iyi olan kişilerin (kilo vermeye engel herhangi bir sağlık problemleri yoksa) kilo vermeleri daha iyi olur. Bu sebeple sağlıklı zayıflama diyetlerinde verilen kilonun çoğunun yağ kütlesinden olması istenir. Ancak çok düşük kalorili, tek tip beslenmeye dayalı şok diyetlerle veya mucize diyetlerle yağ kaybından çok kas kaybı olduğu bilinmektedir. Bu durumda sağlıklı kilo verme ve moda diyetleri aynı cümle içinde kullanmak pek mümkün değildir.Sağlıklı zayıflama yavaş ve kişisel özelliklerimize uygun olmalıdır. Sağlık koşullarımıza ve yaşam şeklimize paralel olarak planlanmalıdır.

Bazı moda diyetler hakkındaki gerçekler
Lahana çorbası diyeti: Bol miktarda lahananın çorba haline getirilip gün boyu tüketilmesi esasına dayanır veya lahana suyu kullanılır. Aslında çok posalı bir sebze olan lahana bol miktarda tüketildiğinde kısa süreliğine tokluk hissini arttırır. Ayrıca barsak çalışmasını da arttırabildiği için kilo vermiş hissi yaratır. Oysa ki bu sadece su kaybına ve tek tip beslenmeye yol açan moda diyetlerden biridir.

Beverly Hills diyeti: Aslında 80’li yıllardan beri zaman zaman popüler olan sağlıksız tek tip diyetlerden biridir. On gün boyunca sınırsızca sadece meyve yeme esasına dayanır.Bazı kan değerlerinin bozulmasına, özellikle kan yağlarının yükselmesine sebep olabilir. Diyabetik kişilerde kan şekerinin yükselmesine yol açabilir.

Yüksek protein diyeti: Et ürünlerinin sınırsızca tüketilip ekmek, meyve, tahıllar gibi karbonhidrat kaynaklarının yenmemesi esasına dayanır. Karbonhidratların kesilmesi kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayabilir ancak kısa sürede verilen kiloların yağ kaybı olmayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca et ürünlerinin aşırı tüketilmesi sonucu kan kolesteroldüzeyleri yükselir. Tahılların kesilmesine bağlı olarak da bazı vitaminlerde eksiklik olabilir.

Meyve suyuyla detoks diyeti: Tüm yiyeceklerin kesilerek birkaç gün süreyle taze meyve suları tüketerek barsakların zararlı mikroorganizmalardan arınacağı düşünülür. Detoks sağlıklı bir vücudun kendi kendine yapabildiği bir mekanizmadır. Sağlıklı beslenmenin tüm ilkeleri zaten bunun için yardımcıdır. Oysa aç kalmak vücutta bazı zararlı atıkların oluşmasını da tetikleyebilir. Ayrıca meyve sularının fazla tüketilmesi trigliseritlerin yükselmesine sebep olabilir.

BEBEKLER VE BEBEKLERE MÜZİK DİNLETME



click to zoom

Uyuyamayan bir bebeği uyutmak ya da ağlayan bebeği susturmak için sihirli bir formül yoktur. Fakat eğer müzik doğru şekilde kul­lanılırsa bebeğin yatışmasına hatta uyumasına yardım eden sihir li bir formüle dönüşebilir. Pek çok yetişkin için de müziğin rehabi-lite eden, kişiyi yatıştıran bir etkisi vardır. Kötü bir günün akşa mında rahatlamak için ilk olarak müzik dinlemeye yönelen insan ların sayısı hiç de az değildir.

Bebeklerde Müzik

Anne babalar bebeklerinin uyku düzenlerinin kendi uyku düzen­lerine uygun olmasını arzu ederler. Bebekleri/çocukları uyutmak için yaygın olarak kullanılan en eski yöntemlerden biridir müzik. Her kültürün kendisine özgü ninnileri vardır. Bu ninnilerin bir bö lümü kuşaktan kuşağa aktarılarak bizlere ulaşan çok eski ninni lerdir. Günümüzde anne babaların bebekleri için seçtikleri özel şarkılar, hatta bebekler için özel olarak hazırlanmış olan müzik CD'leri vardır.

Bebek Müzik İlişkisi

Yapılan araştırmalar bebeklerin yirminci haftadan sonra ses leri duymaya başladıklarını, doğumdan sonra da aşina oldukla rı sesleri hatırladıklarını göstermektedir. O nedenle de annenin daha doğumdan önce kendisinin de keyif aldığı bir müziği din lemeye başlaması bebeğin o müziğe alışmasını sağlar. Doğum dan sonra bebeğe aşina olduğu bu müziğin özellikle uykudan önce dinlettirilmesi yalnız bebeği yatıştırmakla kalmaz, zaman içinde o müzikle birlikte uyku için şartlanmaya başlamasını da sağlar.


Yalnız müzik değil ritmik sesler de özellikle yeni doğan be bekleri rahatlatır. Çalışan bir motorun ya da elektirik süpürgesi nin sesi bile tekrara dönüşen bir ses olmasından ötürü bebeği rahatlatan bir etki yaratır; çünkü bu türden sesler bebeğe anne-sinin karnında iken düzenli olarak duyduğu annesinin kalp atışlarını, dolayısı ile de anne karnında olduğu zamanlan hatır latır.
Url Kısal ,Link Kısalt Şifrele ! KütüpHane.Net Türkiye'nin Bilgi Merkezi ! Konya Temizlik Şirketleri Dış cephe cam temizliği Konya,Ankara,Antalya

Popüler Yayınlar